Telefon
WhatsApp
YATIRIMA SORU, BELEDİYEYE SESSİZLİK: BU NASIL HABERCİLİK?

Haberciliğin temeli dürüstlüktür. Görüntüyü kırparak, içeriği keserek, gerçeğin yalnızca işine gelen bölümünü göstererek kamuoyunu doğru bilgilendiremezsiniz.

Bir kesimin hoşuna giden paylaşımlar yapmak, birilerinin çıkarına göre soru sorup başkalarının karşısında susmak, gazeteciliğin tarafsızlık ilkesiyle bağdaşmaz.

AYNI HASSASİYET NEDEN YOK!

Dün yağan yağmurun ardından yenilenen alt yapıya rağmen şehir sular altında kaldı. Paylaşımlarda yolların göle döndüğü, alt geçitlerin suyla dolduğu ve sürücülerin zor anlar yaşadığı anlatıldı. Kızılay Alt Geçidi’nde mahsur kalan otomobil ile sürücüsünün belediye itfaiyesi tarafından kurtarıldığı bilgisine de yer verildi. Ancak bütün bu görüntülerin ardından sorulması gereken temel soru eksik kaldı: Yeni tamamlandığı belirtilen altyapı çalışmaları, bu yağış karşısında neden yeterli olmadığı sorulmadı?

NEDEN SORMUYORSUNUZ !!

Yeni Altyapıya rağmen yollar neden göle döndü?

Yapılan yatırımlara rağmen bu manzara neden ortaya çıktı?

İnsanlar neden araçlarında mahsur kaldı?

Belediye bu konularla ilgili kamuoyuna neden  bir açıklama yapmadı?

Söz konusu paylaşımlarda bu sorulara yer verilmemesi, yaşananların yalnızca yağmurun etkisi olarak sunulmasına yol açıyor.

Su baskınlarının görüntüsü gösteriliyor; altyapının rezilliği gösterilmiyor.

Belediyenin yetersizliği ve sorumluluğu  sorgulanmadan geçiliyor.

Doğruluğu araştırılmadan yapılan paylaşım, gerçeği ortaya koymaz; insanları zan altında bırakır!

Söz konusu hesabın, kamuda çalıştığını ifade ettiği kişi hakkında yaptığı paylaşıma yönelik yanlış bilgi eleştirileri de tam bu noktada cevap bekliyor.

Bir kişinin çalışma usul ve esaslarını bilmeden, görev koşullarını araştırmadan hem kendisini hem de bağlı olduğu kurumu zan altında bırakacak paylaşımlar yapmak, habercilik etiğiyle bağdaşmaz.

Habercilik, kişisel hesaplaşmaların aracı hâline getirilemez.

Bu paylaşımın, söz konusu kişinin daha önce yaptığı bir haberin ardından gelmesi, kamuoyunu bilgilendirmekten çok misilleme amacı taşıdığı izlenimini güçlendirmektedir.

Habercilik, kişisel hesaplaşmaların aracı hâline getirilemez.

Eksik bilgiye yeni imalar eklemek, hatayı düzeltmek yerine büyütür.

Gerçeğin işinize gelen kısmını paylaşmanız, tamamını söylediğiniz anlamına gelmez!

Bir kişi hakkında, özellikle çalışma hayatı ve kamu görevi üzerinden iddia ortaya atıyorsanız, önce bilgini doğrulamak zorundasınız.

Kanuni ve hukuki meseleleri örnek gösterirken kişinin hangi sıfatla çalıştığını nasıl mesai harcadığını da bilmeniz gerekir.

Kamu çalışma esaslarını iyi bilmediğiniz için GEÇMİŞTE YAŞADIĞINIZ olayların temeli de buradan gelmektedir.

Yapılan paylaşım, kamuoyunu aydınlatmak yerine size karşı  ŞÜPHE  ürettirmektedir.

Dürüstlükten dem vuranlar, önce kendi yayınlarının doğruluğuna ve kendi tutarlılıklarına bakmalıdır.

Başkalarının küçük meselelerini büyük bir skandal havasında sunarken kendi geçmişini ve faaliyetlerini sorgulama dışında tutmak, inandırıcılığı tüketir.

Bir kişinin yaptığı haberden rahatsız olup onun iş ve meslek hayatına  yönelmek de o haberde ortaya konulan sorulara cevap vermez.

Böyle bir yaklaşım, kamuoyunda kişisel hesaplaşma izlenimi doğurur.

Kırptığınız görüntü olabilir; sorumluluğunuzu kırpamazsınız.

Kestiğiniz içerik olabilir; gerçeği yok edemezsiniz.

Doğruluğu araştırılmadan yapılan paylaşım, gerçeği ortaya koymaz; insanları zan altında bırakır!

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!